Köşe Yazısı Detayı

ÖĞRETMENİM ---------- 24 Kasım 2014 Pazartesi

24 Kasım 1928 tarihi Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Baş Öğretmeni “ olarak kabul edildiği gündür.
Büyük Önder’in ;”Öğretmenler! yeni nesil, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve öğrencilerini, sizler yetiştireceksiniz. Yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakarlığınız derecesiyle orantılı bulunacaktır. Cumhuriyet fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyetle yetiştirmek sizin elinizdedir.”sözleri öğretmenlerin önemini göstermek açısından önemlidir.
Eğitim ordusunun değerini anlattığı bir konuşmasında;
“Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı. Hakiki zaferi siz kazanacak ve sürdüreceksiniz ve mutlaka muvaffak olacaksınız! Ben ve bütün arkadaşlarım, sarsılmaz bir imanla sizi takip edeceğiz.”
1923 yılında öğretmenlere yönelik yaptığı konuşmasında Mustafa Kemal, şunları söylemiştir;
“Bir millet kültür ordusuna malik olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin o zaferlerin sürekli neticeler vermesi, ancak kültür ordusunun varlığına bağlıdır. Bu ikinci ordu olmadan, birinci ordunun verimli sonuçları kaybolur.”
“Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardır: biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri milletin istikbalini yoğuran kültür ordusu. Bu iki ordunun her ikisi de kıymetlidir, yücedir, verimlidir, hangisi diğerine üstün tutulur? Şüphesiz böyle bir tercih yapılamaz. Bu iki ordunun ikisi de hayatidir. Yalnız siz, kültür ordusu mensupları, sizlere bağlı olduğunuz ordunun kıymet ve kutsiyetini anlatmak için şunu söylemeliyim ki, sizler ölen ve öldüren birinci orduya niçin öldürüp niçin öldüğünü öğreten bir ordunun fertlerisiniz.”
“Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar.”
Görev yerlerinde şehit düşen,göçük altında kalan,trafik kazalarında can veren,teröristler tarafından dağlara kaçırılan,velisi tarafından darp edilen,öğrencisi tarafından bıçaklanan,öldürülen,amirleri tarafından sürgüne gönderilen,okuları yakılan,kundaklanan,ekonomik ve özlük hakları gasp edilen,çok zor şartlarda görev yapan,toplumda saygınlıkları kaybettirilmeye çalışılan sevgili öğretmenler ! Bu şartlar altında bile;”Fikri hür,vicdanı hür,irfanı hür nesiller yetiştirmek”zorundasınız.
Çünkü;yarının demokratik, çağdaş,laik,gerçek hukuk devleti,her bakımdan tam bağımsız Türkiye ancak sizlerin çabalarıyla gerçekleşebilir.
Sevgili Öğretmenler,Büyük Önder’in şu sözlerini,içte ve dışta çok zor bir süreçten geçtiğimiz bugünlerde tekrar tekrar okumalıyız; ” Ulusal bütünlüğe,uluslar egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir.Çünkü meclis bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilirki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilirler.”
Çok zor şartlarda bizlere bir vatan armağan eden Mustafa Kemal ve değerli arkadaşlarına,,, bu topraklar uğruna canlarını yitiren isimsiz kahramanlara bu bir minnet borcumuzdur.
Sevgili Öğretmenler gününüz kutlu,geleceğiniz aydınlık olsun.!