Köşe Yazısı Detayı

DOĞRUSU NEDİR? ---------- 16 Şubat 2015 Pazartesi

 

CHP Adana İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “1.BİLGİLENDİRME” toplantısında söz alan Adana M.Vekili Turgay Develi küreselleşmenin günümüze kadar uzanan yansımalarını anlattı.
Daha önce küreselleşme ve özelleştirme konularında görüşlerimi bu sütunlarda sizlerle paylaşmıştım.
Sn.Develi’nin konuşmasının bir bölümü hariç,gerisine gözü kapalı imza atarım.
Sözlerinin katılmadığım bölümü 27 MAYIS ASKERİ MÜDAHALESİ’nin ABD’nin emriyle yapılmış olmasıdır. Bu da çok büyük bir haksızlıktır.
Oysa “27 MAYIS ASKERİ MÜDAHALESİ veya 27 MAYIS İHTİLÂLİ” emir komuta zinciri içinde yapılmayan,37 düşük rütbeli subayın planlarıyla gerçekleştirilmiştir.
Adnan Menderes, başbakanlığında 1950-1960 yıllarında iktidar olan DEMOKRAT PARTİ hükümetleri döneminde ABD ile olan ilişkiler en üst seviyede gelişmiş,Türkiye’nin sağlıksız büyümesinin temelleri atılmıştır.
Sebebi de çok net bir şekilde ortadadır.
Marshall Planı II. Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında önerilen ve 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe konan ABD kaynaklı ekonomik paketten yararlanmak isteyen MENDERES HÜKÜMETLERİ, ABD’nin istemleri doğrultusunda hareket etmiştir.
Tüm gelişmiş ülkelerde demiryolları geliştirilirken,on yıllık dönemde 212 km demiryolu yapılmıştır. ABD’nin önerisi karayollarına ağırlık verilmesi ve Ford kamyonlarının Türkiye’ye pazarlanmasıdır. Bu ve buna benzer örnekler çoktur.
27MAYIS’ı gerçekleştirenlerin düşünceleri ABD istemleriyle örtüşmemektedir.
Nedir bunlar?
“Milli Birlikçiler yurt sorunlarıyla ilgili temel görüşlerini 16 Eylül 1960 tarihli Resmi Gazete’de açıkladılar. Bu temel görüşlerin ilk maddesinde “Bünyemize uygun ulusal iradeyi en iyi belirtecek bir seçim yasasından,anti-demokratik yasaların temizlenmesinden ” söz ediliyordu.Sonra yurt sorunlarıyla ilgili görüşlerini saptırıyordu.
Milli Birlikçiler:
•Silahlı Kuvvetlerin yeniden düzenlenmesi
•Halk eğitimi ve ilköğretim seferberliği
•Üniversite ve yüksek okul bitirenlerin ilköğretim seferberliğinde görevlendirilmesi,yedek subay adaylarının askerlik görevinde sayılmak üzere eğitim seferberliğinde kullanılması,yeterli öğrenci siteleri,fakir ve kimsesiz çocukların yetiştirilmesi.
•Toprak reformuna hemen başlanması
•Konut sorununun ticaret konusu olmaktan kurtarılması
•Kollektif konut yapılanması
•İşçinin sosyal hakları,grev hakkı
•Dinin politikada araç olmasını önleyecek tedbirler
•Vergi yükünün vatandaşın ödeme gücüne uygun olarak paylaştırılması
•Tarım gelirlerinden vergi alınması
•Gelir vergisi oranlarının yeniden gözden geçirilmesi
•Bina ve arazi vergilerinin günün koşullarına göre ayarlanması
•Geniş kamu göreviyle doğrudan doğruya ilgili sanayi kuruluşlarının devlet kontrolünde işletilmesi
•Ekonomik kamu kuruluşlarının yeniden örgütlenmesi
•Planlama örgütü kurulması
•Gelişmemiş bölgelerin kalkınmasını sağlayarak ülkede refah birliğinin sağlanması
•Köy kalkınma merkezlerinin kurulması
•Özgür basın için gerekli yasaları hazırlanması
•Dış politikanın ulusal çıkarlara,uluslararası barış,güvenlik,huzur ve özgürlük gerçeği ve inancıyla düzenlenmesi ve ilkeleştirilmesi.Ulusların özgürlük savaşının desteklenmesi
16 Eylül 1960’ta Resmi Gazete’de yayınlanan görüşlerin ve direktiflerin sonunda “Milli Birlik Anlamı”başlıklı bir bölüm de var:
“Türk vatanı ve ulusu bir bütündür.
Irk,dil,din,mezhep ayırımı gözetilmeden ulusal bağımsızlık,özgürlük ve inançla bu bütünlük sürdürülür. Bütünlüğü ayırıcı ve zedeleyici davranışlarla savaş gerekir.”
(MÜŞERREF HEKİMOĞLU/ 27 MAYIS’IN ROMANI/ syf.167-168)
Resmi gazetede yayınlanan bu bildirinin,çoğu maddelerinin 55 yıl sonra yine gündemde olması ve tartışılması,demokrasi yolunda bir arpa boy yol almadığımızı göstermesi açısından önemlidir.
NATO’dan ayrılmayı hedefleyen,ABD’nin boyundurulduğundan kurtulmayı savunanlar ın ABD’nin güdümünde ihtilâl yaptıklarını söylemek gerçekleri örtbas etmektir.
Eğer Menderes ve arkadaşları idam edilmemiş olsaydı,bugün sıradan ülke yöneticileri durumunda olacaktı. Bu idamlar MİLLİ BİRLİKÇİLER’in en büyük yanlışlarıydı.
Sonrası kurulan hükümetlerde ABD’yi karşılarına almayı göze alamamışlardır.
1961 Anayası,12 Mart 1971 olayından sonra kuşa çevrilmesi,sol düşüncenin gelişmesinin önüne engel konulmaya çalışması ABD’nin istediği bir gelişmedir.
12 Eylül 1980 ASKERİ darbesi küreselleşmenin önündeki engelleri yok etmesi ve toplumu yeniden düzenlemesidir.
Her olayı zamanı içinde objektif bir şekilde değerlendirmek politikacının görevidir.
UĞUR MUMCU’nun, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.” sözü Sn.Develi’nin de kabullendiği bir sözdür.
Dün, “YETER SÖZ MİLLETİN!” diye toplumun her kesiminde demokrasiyi savunarak iktidar olanlar, kısa bir sürede demokrasiyi unutan siyasilere verilebilecek acı bir örnektir.
Maalesef AKP ‘de aynı yolda hızla ilerlemektedir.Yasakları ortadan kaldırmayı vaat eden AKP,yeni yasakların savunuculuğuna soyunmaktadır. Ancak AKP’yi askeri darbelerle değil, halkın oylarıyla iktidardan uzaklaştırmamız gerekir.
1957 seçim sonuçları, 27 MAYIS olmasa, ilk seçimde DP İKTİDARI’nın yıkılacağını da göstermekteydi.