Köşe Yazısı Detayı

TARIMDA TÜKENİŞ... ---------- 29 Aralık 2014 Pazartesi

 
 
Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) hazırladığı ‘Tarım İthalatı’ raporunda  Türkiye’nin 100’ü aşkın ülkeden tarım ürünleri ithalatı yaptığı kaydedildi. Türkiye’nin 24.5 milyon hektar büyüklüğünde tarım alanı bulunduğu, bu alanın 4.2 milyon hektarlık bölümünün ise her yıl nadasa bırakıldığı belirtilen raporda, Türkiye’nin tarım alanlarının büyüklüğü, AB üyesi Lüksemburg’un yüzölçümünün 95 katı büyüklüğünde, İngiltere’nin ise yüzölçümüne eşit. Danimarka’nın 5.6 kat, Hollanda’nın ve İsviçre’nin 5.9, Moldova’nın 7.2, Belçika’nın ise 8 katı büyüklüğünde tarım alanına sahip olan Türkiye, her yıl Hollanda büyüklüğünde tarım alanını nadasa bırakıyor.
Yani bu alanlar ne ekiliyor ne de biçiliyor.
Tahıl üretiminde kendi kendine yetebilen Türkiye'nin geldiği nokta içler acısıdır.
Küreselleşen ekonomi,Türkiye'nin başına ördüğü çorap ortadadır.
Üç milyonun üzerinde çiftçimiz tarımdan uzaklaştırılmış, kaderlerine terk edilmiştir.
Türkiye her yıl  ortalama 25 milyar doları tarım ürünleri ithalatına ayırmaktadır.
 
Oysa ülkemizin; 25 bin ziraat mühendisi, 20 bin gıda mühendisi, 15 bin su ürünleri ve balıkçılık teknolojisi mühendisi,3 binin üzerinde veteriner hekim işsizdir.
Ne yazık ki, yıllardır küresel güçlerin istemleri doğrultusunda hareket edilmiş,tarım ve hayvancılığımız kendi kaderlerine terk edilmiştir.
 
Şimdi elinize bir coğrafya atlası alıp ülke bulmaca oynayalım.
Halkımızın çok büyük bir bölümünün haritada bulmakta zorlanacağı,yüzün üzeri ülkeden ithalat yapmaktayız.
Kanada- yeşil mercimek, kırmızı mercimek.
Meksika- nohut.
ABD- buğday,pirinç,kuru fasulye.
Mısır-kuru bakla.
Peru-piyazlık fasulye
Rusya- pirinç.
Fransa-arpa.
Sincan(Çin)-barbunya.
Arjantin-şeker fasulye.
Şili- ceviz
ABD,İspanya,İran-badem.
Yunanistan-pamuk.
Özbekistan,Türkmenistan-pamuk.
Sri Lanka-çay
Hırvatistan-arpa.
Ukranya-mısır.
Bu liste uzayıp gitmektedir.
Ayrıca gıda ithalatının üçte biri; yağlı tohum,ham yağ,margarin ve yağlı tohum küspesinden oluşmaktadır.
Türkiye'de hayvanda kalmadığından;Yeni Zelanda-koyun,Uruguay, Hollanda-inek ithal ediyoruz.
Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye,Norveç'ten gelen balığı yiyor.
Yıllarca tarım ülkesi olarak adlandırılan Türkiye,domatesten,bibere kadar bütün tohumları, başta İsrail olmak üzere,Almanya,Hollanda vs. İthal etmektedir.
 
Geleceğin savaşları tarımdan çıkacaktır. Dünya nüfusu hızla artmakta,tarım alanları aynı oranda küçülmektedir.
Türkiye elindeki değerlerini görmemezlikten gelmekte,gereken önemi vermemektedir.
En büyük silahı olan,yüzyılın en kapsamlı projesi olan GAP PROJESİ, 30 yılı aşkın süredir yapımı bir türlü tamamlanmamıştır.
Duble yollara,otobanlara bir süre ödenek ayrılmayıp,bu ödenekler GAP'a aktarılmış olsa hiç bir sorun olmayacaktır. Yurttaşlarımız hızlı trenle bir süre daha seyahat etmezse hiçbir eksiklik duymayacaklardır. Ama GAP'ın bir yıl dahi gecikmesi her bakımdan büyük kayıplarımıza neden olacaktır. Çünkü bu proje bittiğinde, çok kısa bir sürede kendini amorti edecek ve Türkiye'nin eli uluslararası ilişkilerde güçlenecektir.
ÇUKOBİRLİK gibi tarım satış kooperatifleri yeniden işlev kazanacak,yenileride devre girecektir. Yeter ki siyasetçiler yandaşlarını zengin etmeyi değil,topluca kalkınmayı hedef alsınlar.
Peru'dan fasulye, Kanada'dan mercimek ithal etmek bu ülkenin üreticilerine hakarettir, ihanettir.
Ve geleceğini  yok etmektir.!
 
NOT: Ülke yönetiminde bulunanların her fırsatta efelendiği İsrail, dünyanın en büyük tohum bankasına sahiptir. Böyle gider,İsrail tohum satmaz veya vermezse ekeceğimiz birşeyde olmayacaktır.